Son Dakika

Tekden: “Üstün zekâlı demek, dar bir tanımlamadır”

Türkiye Üstün Zekâlı ve Dahi Çocuklar Vakfı (TÜZDEV) Genel Başkanı Kemal Tekden, Osmanlı döneminde Enderun’a talebe seçmek için ‘Turnacı Başı’ların titizlikle gözlem yaptığını belirterek şunları söyledi: “Günümüzde bunun eksikliğini hissediyorum. Üstün zekâlı tanımı dar bir kalıptır. 8 zekâ türü, 52 yetenek ve 9 mizaç vardır.”

 

Türkiye Üstün Zekâlı ve Dahi Çocuklar Vakfı (TÜZDEV) Genel Başkanı Kemal Tekden, vakfın Bursa Şubesi açılışına katıldı. Türkiye Üstün Zekâlı ve Dahi Çocuklar Vakfı (TÜZDEV) Bursa Şubesi kapılarını açtı. Açılışa katılan TÜZDEV Genel Başkanı Dr. Kemal Tekden, “Uzun zamandır Bursa’da olmak istiyorduk. Ama bu görev herhangi birileriyle yapılacak iş değil. Çok titizlikle çalışılması gerekiyor. Bursa Başkanımız Bilal Özdemir ve ekibine güveniyoruz” dedi.  Vakıfın Bursa Şubaesi Başkanı Bilal Özdemir, Genel Başkan Dr. Kemal Tekden’e kent hatırası olarak Yeşil Türbe maketi hediye etti.

Açılış sonrası eğitimci ve ailelere bir seminer veren Tekden “yer üstü hazinesi” diyerek tanımladığı çocukların keşfedilmesi ve yetiştirilmesine dair gözlemlerini paylaştı. Derin Maarif dergisine vakıf çalışmaları hakkında özel açıklamalarda bulunan Dr. Kemal Tekden şunları söyledi: “Vakfımız ülkemizin yitik yerüstü hazinelerini keşfetmek için çalışıyor. İnsan hazinedir ki bunların içinde çok özel yetenekli çocuklarımız var. Zamanında keşfedilmediği için kayboluyor, isyan edip aklını yitiriyor ya da başka ülkelere gidiyor. Yeterince ilgi görmediği veya sahip çıkılmadığı için. Bunun yanında bizim çok büyük kitlemiz beyin göçü olarak yurt dışına kaçıyor. Bunlara sahip çıkmak için vakfı kurduk. Çok sayıda üstün yetenekli ve deha çocuğa sahip çıktık, çıkıyoruz. Şubelerimiz olan iller başta olmak üzere iletişim kuran farklı şehirlerden çocuklar da vakfımızın desteğini alıyor.”

“AİLELERİN ROLÜ ÇOK BÜYÜK”

Üstün zekâlı çocukların eğitiminde okul ve öğretmen kadar ailelerinin de önemli rolü olduğuna dikkat çeken Tekden, “Öncelikle testlerini yapıyoruz, hangi zekâ türüne sahip olduğuna dair. Böylece o çocukların eğitimine çalışıyoruz. Eğitimcilerle ilgili öğretmen eğitimlerini önemsiyoruz ve kamuoyu farkındalığını arttırmaya çalışıyoruz ve aileleri de unutmuyoruz elbette çünkü burada ailelerin rolü çok büyük.” dedi.

“8 ZEKÂ, 52 YETENEK, 9 MİZAÇ TÜRÜ VAR”

Çocukların sadece üstün zekâlı denilerek tanımlanmasının eksik olduğuna dikkat çeken Tekden şu bilgileri paylaştı: “Üstün zekâlı tabiri biraz dar bir kapsamdır; sadece zihni yeteneklerin bir kısmını ortaya koyuyor. Aslında yetenek dediğimiz zaman duyusal yetenekler, psikomotor yetenekler, fiziksel yetenekler de zihinsel yeteneklerin yanında araştırılması gereken faktörler. 8 zekâ türü, 52 yetenek ve 9 mizaç türü var. Çocukların hangisine mensup olduğunu keşfetmek çok önemli. Ahmet Yesevi hazretlerinin insan tanıma yöntemi dediği öğretinin temelinden gelişmiştir bu tanımlamalar. Batı dünyası da eğitimin temelinin oraya dayandığını kabul ediyor zaten.”

“ASIL EĞİTİM, BİLGELİK EĞİTİMİDİR”

Osmanlı döneminde Enderun mektebine öğrenci alırken turnacıbaşı adı verilen görevlilerin çocukları gözlemlediğini anlatan Tekden, “Bu üstadlar çocukların ilgi ve yeteneklerini keşfederdi. Sokullu Mehmet Paşa, Mimar Sinan burada yetişen isimlerdendir. Farklı alanlarda yetişmişler. Devlet adamı yetiştiren bir müessesedir Enderun. Bugün bunun eksikliğini hissediyorum. Bir kalıp veriliyor çocuklara ve ona uyması isteniyor.” dedi.

Çocuğa kazandırılması gereken değerlerin önemli olduğunu vurgulayan Tekden şöyle devam etti: “Bilgi yüklemek de yeterli değil, teknoloji gelişip de insan beynine çipler takılırsa böyle bir eğitime öğretime de gerek kalmayacak demektir. Asıl eğitim bilgelik eğitimidir. Bizim insanların hem ahlaki seviyelerini düzelten hem de dünyada neden yaşadığını sorgulayarak insanlığa faydalı olmak için çalışan bireyler olmaya çalışması lazım üstün yetenekli çocukların. Aksi takdirde tatminsiz oluyorlar. Bütüncül bakış açısını vermediğiniz takdirde çocuklar bilgiyle yetinmiyorlar. Veya bilgiyi nasıl hayata geçirecekler bilemiyorlar. Bu da çocukların bocalamasına ve dersten nefretine sebep oluyor. Çocuğun nefreti öğrenmek istemeyişinden değil, biz onu anlamadığımız için. Kalbi ve beyin eğitimini birlikte yapmalıyız ki çocuğu kavrayalım.”

“ÇOCUKLARIN KUCAKLADIĞI ÖĞRETMENLER YETİŞTİRELİM”

Başarılı eğitim için bilge öğretmenler yetiştirmek gerektiğine dikkat çeken Tekden, öğrencilerin öğretmeninin sevmesinin önemini anlattı: “Bilge öğretmenler yetiştirmeliyiz. Çocuklar tarafından sevilen kucaklanan öğretmenler yetiştirmeliyiz. Üstün zekâlı çocuklara eğitim verecek öğretmenlerin üstün zekâlı olmasına gerek yok. Kalbini çocuklara açan öğretmen olması yeterli. Onlarla dostluk ilişkisi kurabilen, anlayabilen öğretmenler yetiştirmek önemli. Püf noktası bu. Anne baba çok önemli tabii, okul dışında kontrolsüz kullanılan internet ve televizyon çok tehdit ediyor. Mavi balina faciasını biliyoruz. Hırsız polis oynayıp hırsız tarafında yer alan, en zor kademenin hangi hırsızlık türü olduğunu tartışan çocuklarımız var. Bunun alternatifleri ortaya konulmalı. Psikologlar, sosyologlar pedagoglar eğitimciler yazarlar tarafından. Hikayeler buna göre yazılmalı, filmler buna göre çekilmeli.”

ÜSTÜN DEVLETLER BEŞERİ SERMAYEYİ KULLANIR

Çocukların zekâlarını öne alarak eğitim veren ülkelerin gelişmiş ülkeler olduğuna dikkat çeken Tekden, Osmanlı’nın bu nedenle büyük bir imparatorluk olduğunu söyledi. Tekden, insanların yetenek ve zekâlarına göre değerlendirilmesinin önemini şu sözlerle anlattı: “Dünyanın beşeri sermayeyi kullanabilen devletler üstün devletlerdir. Dünya nüfusunda yüzde 2.5 oranında üstün yetenekli insan var. 10 binde 1-2 oranında deha çaplı çocuk var. Bizde bu oran çok düşük çünkü kaybediyoruz. Amerika bu oranı yüzde 6’lara çıkarabiliyor. Bu da onun gelişmiş ve daha da gelişecek olduğunu gösteriyor. Tarihte bizden yanaydı bu anlayış ama günümüzde biz daha bu çocuklara nasıl yaklaşacağız, ayrı okul açsak mı aşamasındayız. Hâlbuki yapılacaklar oldukça net. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde bir çalıştay yaptık, orada bazı kararlar aldık. Biz programımız çerçevesinde üzerimize düşüni yapıyoruz ve 9 yıldır devam ediyoruz.”

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.