Meslek lisesinin itibarı

Bir insana meslek öğretmek oldukça meşakkatli ve maliyetli bir uğraştır. Hele ki okul ortamında ve çok da talep etmeyen çocuklara/ gençlere/ insanlara öğretmek çok daha zordur.

Bu meşakkatli işi devletimizin okullarda üstlenmesi, yetişmiş insan gücüne ihtiyaç duyan üreticimiz/ sanayicimiz için büyük bir nimettir.

Özel girişimcilere baktığımızda genellikle kültür liseleri dediğimiz Anadolu liseleri veya fen liseleri açmaktadırlar. Çünkü meslek liselerine göre yatırım maliyetleri düşüktür. O yüzden çok fazla özel meslek lisesi bulunmaz. Çünkü, yazımın başında da ifade ettiğim gibi; meslek eğitimi pahalı bir eğitimdir.

Peki bu kadar maliyetli bir eğitim olan mesleki eğitimi almış, okulların hakkını vererek mezun olmuş gençlerimiz piyasada hak ettiği değeri buluyor mu? Başka bir ifadeyle, meslek lisesi mezunlarının toplumda haysiyeti, itibarı var mıdır?

Keşke buna “evet” diyebilseydim.

Gerek ekonomik şartlar gerekse planlanmış bir üretim programı olmadığından mezunlarımıza gereken değer verilmemektedir. Bir kaç istisna dışında, işe girerken asgari ücretle işe başlamaktadırlar. Uzun bir süre bu ücretle çalışmaktadırlar. İş yerinde her hangi bir Anadolu lisesini bitiren ya da vasıfsız bir genç ile aynı ücretle işe başlamaları, meslek liselerine ikinci bir haksız rekabet doğurmaktadır.
Üniversite sınavında daha fazla kültür dersi gören Anadolu lisesi ya da fen lisesi öğrencilerinin, bir de iş hayatında karşılarına çıkmaları meslek lisesi öğrencilerine yapılan ikinci bir haksızlıktır.

Tamam, sıradan bir Anadolu lisesini bitirmiş gençlerin de bu ülkede işe girmeye, ekmek parası kazanmaya hakları vardır. Onları da sokağa atamayız, lakin eğitim tercihini yaparken meslek eğitimi tercihi yapan öğrenciye göre bir farkı olmalıdır. En azından, yapacağı iş ile ilgili alın teri dökmeli, ilave mesleki eğitim almalıdır. Bu eğitimi bitirmeden üretime dahil edilmemelidir.

Meslek lisesini bitiren gençler işe alımlarda öncelikli tercih sebebi olmalı, işe başlama ücreti ise vasıfsız işçininkinden fazla olmalıdır. Ve bu rakam da meslek eğitimini özendirici bir miktar olmalıdır.

Meslek lisesi öğrencileri, son yıl fabrikalarda bir yıl staj görmektedirler. Bu öğrencilerin sigorta primlerini devletimiz tarafından karşılanmaktadır.

Ayrıca staj ücreti olarak işletmeler tarafından ödenen ücretin hatırı sayılır bir miktarı bakanlığımız tarafından işletmeye iade edilmektedir. Stajyerlere ödenecek ücretler, firmadaki çalışan sayısına ve o yıl geçerli asgari ücrete göre belirleniyor. Stajyerlere asgari geçim indirimi hariç net asgari ücretin yüzde 30’u kadar maaş ödenmek zorunda. Bu tutarın üzerinde ödemede sınır yok. Ancak bundan az maaş verilemiyor. Bu rakam en az 548.70 TL’dir. Stajyer ücretinden herhangi bir vergi kesintisi yapılmıyor. Mesleki eğitim gören veya stajyer öğrencilere ödenebilecek en az ücretin 20’den az çalışanı olan işletmeler için 3’te 2’si, 20 ve üzerinde çalışanı olan işletmeler için 3’te 1’i devlet tarafından karşılanıyor. Yani devlet 20’den az çalışanı olan işyerlerinde stajyer başına 365 lira 82 kuruş, 20’den fazla çalışanı olan işyerlerinde stajyer başına 182 lira 91 kuruş ödeme yapıyor.

Bu uygulamanın meslek lisesine talebin artması için mezuniyetten sonra işletmesinde mesleki eğitim görmüş insanları çalıştırdığında ilave bir katısı olabilir, bu katkı sigorta pirim katkısı olabileceği gibi, işletmenin verdiği asgari ücretin üzerine ilave olarak bir miktar da devletin ödeme yapması faydalı olacaktır…

Yeniden, yine de meslek lisesi…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir