Kaynaştırma eğitimi ve sorunlara bakış  

Anne baba olmak hemen hemen herkes için son derece mutluluk verici bir durum olsa gerek. Dünyaya gelecek çocuklarının isimleri, odası, eşyaları, gideceği okul, yapacağı iş gibi konular hakkında hayaller kurmak henüz çocuk dünyaya gelmeden bile aileler için heyecan vericidir. Bu heyecan verici durum, çocuk dünyaya geldikten sonra bazı ebeveynler için kurduğu hayallerin dışında kalan farklı bir dünyanın kapılarının açılması anlamına gelir. Dünyaya gelen çocukları farklı gelişim gösteren anne babalar için, her anlamda değişik ve bilmedikleri bir süreç başlamıştır. Farklı gelişen çocuk çeşitli sebeplerle bireysel nitelikleri ve eğitime yönelik potansiyeli açısından akranlarından dolayısıyla yaşından beklenen düzeyden anlamlı farklılık gösteren bireyi ifade etmektedir. Bu sürecin önemli adımlarından birisi çocuklarının alacakları eğitim, gidecekleri okuldur.

Farklı gelişim gösteren çocukların alabilecekleri eğitime bakıldığında seçeneklerden birisi olarak kaynaştırma eğitimi karşımıza çıkıyor. Kaynaştırma; özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitimlerini, destek eğitim hizmetleri de sağlanarak yetersizliği olmayan akranları ile birlikte resmî ve özel; okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında sürdürmeleri esasına dayanan özel eğitim uygulamalarıdır. Diğer bir deyişle özel eğitim gerektiren çocukların, normal gelişim gösteren yaşıtlarıyla, normal sınıflarda eğitim ve öğretime özel bir şekilde dâhil edilmesidir.

Kaynaştırma eğitimi olarak ifade ettiğimiz süreci oluşturan üç temel öge vardır. Bunlardan ilki öğretmen, ikincisi normal gelişim gösteren çocuğa sahip anne babalar, sonuncusu ise normal gelişim gösteren çocuktur. Bu üç ögenin sınıf içerisindeki tavır ve tutumları kaynaştırma eğitiminin işlevsel olma durumunu doğrudan etkiler.

Öğretmen bu sürecin en önemli parçasıdır. Kaynaştırma uygulamasına yönelik öğretmen tutumları, öğrencinin akademik olarak sınıfın gerisinde olması, daha fazla ilgi gerektirmesi ve sınıf mevcudu nedeniyle bunun mümkün olmadığını düşünmesi ve farklı gelişim gösteren öğrencinin sınıf içerisinde yaptığı problem davranışlar nedeniyle olumsuz olabiliyor. Sürecin ilk ögesi olarak belirttiğimiz öğretmen kendinden sonra gelen ebeveynler ve normal gelişim gösteren çocukların farklı gelişim gösteren akranlarına karşı tutumlarının nasıl olacağını belirler. Öğretmen farklı gelişim gösteren öğrenciyi ön sıraya oturttuğunda, görev ve sorumluluk verdiğinde, en önemlisi ise değer verdiğini diğer öğrencilere hissettirdiğinde onların tavır ve tutumları aynı doğrultuda destekleyici ve kabul edici olacaktır.

Sürecin ikinci ögesi olan normal gelişim gösteren çocukların ebeveynleri, farklı gelişim gösteren çocuğun yaptığı problem davranışlar nedeniyle kaynaştırma uygulamasına olumsuz yaklaşabilir. Özellikle saldırgan davranışlar ebeveynlerin bu tutumunu destekler ve öğrencinin sınıfta olmaması adına bir çaba içerisine sokabilir. Sürecin son parçası ve en masum öğesi ise sınıf içerisindeki normal gelişim gösteren çocuklardır. Bu çocukların farklı gelişim gösteren arkadaşlarına karşı tutumlarını tamamıyla öğretmen ve anne babaları belirler.

Dönem dönem haberlerde izlediğimiz engelli bireyleri otobüse almayan şoförler ile görevi olmadığı halde engelli bireylere yardım etmek için elinden geleni yapan insanlarla aynı toplumda yaşıyoruz. Farklı gelişim gösteren bireylere karşı nasıl bu kadar acımasız davranıldığını öfkeyle izliyoruz. Nasıl bu kadar acımasız davranıldığının cevabı yukarıda ifade ettiğimiz öğretmen, ebeveyn ve çocuk öğelerinin etkileşimde saklı. Farklı gelişim gösteren bireylere karşı sevgi, saygı, anlayış, hoşgörü, yardımlaşma duyguları içinde olma veya olmama durumunu belirleyecek olan kişiler öğretmen ve ebeveynlerdir. Henüz farklı gelişim gösteren bireylere karşı bir tutumu olmayan çocuklar, gördüğünü ve duyduğunu model edinerek kendi tutumlarını belirleyecektir. Farklı gelişim gösteren öğrencinin yaşanan sorunlardan dolayı sınıftan gitmesini sağlamak anlık olarak sorunları çözebilir. Ancak ebeveynler unutmamalıdır ki çocuklarının bu bireylere karşı tutumlarını kendileri belirleyecektir ve topluma ya engelli bireyleri otobüse almayan şoförler ya da yardım etmek için mücadele eden kişiler kazandıracaklardır.

Kaynaştırma eğitimi esnasında ortaya çıkan sorunlar öğretmen, veli ve rehberlik servisi işbirliği ile çözülebilir. Farklı gelişim gösteren çocukların akademik olarak geri olması ve ortaya koyduğu davranış sorunları, gerekli davranış değiştirme teknikleri ile çözülebilirken, Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı hazırlanarak bu doğrultuda eğitim verilmesi akademik olarak geri olma durumunun getirdiği sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır. Yeter ki süreci oluşturan öğeler gerek farklı gelişim gösteren çocuklar için, gerek kendi çocukları için gerekse toplumda hoşgörülü insanların yetişmesi için bu sürece destek versin…

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir