Eğitim ve teknoloji konusunda eğitimcilerin durumu

 Merhabalar

Bursa’nın en genç eğitim dergisinin yayın hayatına başlamasından ötürü duyduğum sevinçle birlikte böyle kaliteli bir derginin okuyucuyla buluşma sürecine kadar emeği geçenlere teşekkür etmek istiyorum. Yerel bir düzlemde ama ulusal bir çizgide yoluna devam edeceğine inandığım “Derin Maarif” dergisinin Bursa’mızın basılı medyada eksik olan bir yönünü gidereceğini ümit ediyorum.

Bu girizgâh faslından sonra bana göre biz öğretmenler için son derece önemli olan ve eğitimin yan dallarından biri olan “Eğitim ve Teknoloji konusunda Eğitimcilerin Durumu” konusundaki analizimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

2018 yılında tam da bir çok müfredatın yenilediği, üstüne üstlük eğitim öğretim kurumlarının dijital teknoloji cihazlarıyla donatılmasına ağırlık verildiği bir dönemden geçiyoruz. Hal böyleyken şu sorular hep aklıma gelir ve beni gelgitlere iter.

1- Öğretmenlerimizin eğitimde yeni yaklaşımlara daha da önemlisi eğitimde teknoloji kullanımına yönelik bakışı nasıl?

2- Hizmet içi eğitimler öğretmenlerimize bu anlamda faydalı oluyor mu? Yoksa bu faaliyetler tatilden öteye geçmiyor mu?

3- Gerçekten eğitimde teknolojiye ilgi duyan kendini geliştirmek ve dijital öğretim materyali üretmek isteyen eğitimcilerimizin beklentileri nelerdir?

Tüm bu sorulara kısmen ve sizi sıkmadan yanıt bulmaya çalışacağım…

Malumunuz olduğu üzere 2018-2019 eğitim öğretim yılına birçok ders için yenilenmiş müfredatlar, bir çoğu için de çiçeği burnunda olan ve henüz bir yıl geçmiş yeni müfredatlarla merhaba diyeceğiz. Bu arada azımsanmayacak bir sayıda okulumuzda da FATİH Projesi uygulanmaya devam ediyor ve yeni yapılacak sözleşmelerle bu sayılar daha da artarak eğitim öğretimde dijitalleşme süreci hız kesmeden devam edecek gibi gözüküyor.  Bu anlamda FATİH Projesinin bir parçası olan EBA Portalı da yeni eğitim öğretim sürecinde gerek öğretmenlerimiz ve gerekse öğrencilerimiz tarafından aktif olarak kullanılmaya başlanacak. Peki yenilenen müfredatlara uygun öğretim materyallerinin hazırlanması süreci EBA başta olmak üzere eğitim materyali hazırlayan ve bunları eğitimcilerle paylaşan sitelerimizde hangi aşamada diye şöyle bir havayı teneffüs etmeye çalıştığımızda durumun hiç de iç açıcı olmadığını görüyoruz. Önümüzdeki yıl – özellikle dijital materyaller noktasında – eğitimcilerimiz eğer üretemezlerse oldukça zor durumda kalacaklar diyebiliriz. Hele bir de eğitimde yeni yaklaşımlara merak duymayan, teknoloji sokağına uğramayan, sürekli takrir metodunu 40 dakika boyunca uygulayan ve en önemlisi de yenilenen müfredatlardan bihaber eğitimcilerimizi de bu işin içine katarsak oldukça çetrefilli bir döneme gireceğiz demektir.

21.yy teknolojisini mevcut eğitim sisteminin argümanlarıyla birleştirmenin seçenekleri oldukça fazlayken bu gibi çalışmaların öğretmenlerimize bir hizmet içi eğitim çalışması niteliğinde verilip verilmediğine baktığımızda yeterli ölçüde olmadığını gelen yorumlardan görüyoruz. Örneğin kaç öğretmenimiz Kahoot, Plickr vb. web 2.0 temelli eğitim uygulamalarını derste kullanıyor diye sorsak tabiri caiz ise bir elin parmaklarını geçmeyecektir. Peki “bu tür programların eğitimlerini almak ister misiniz?” diye sorsak eminiz ki oldukça fazla sayıda “bu eğitimi almak istiyorum” cevabı çıkacaktır.

Bakanlığımızın biz eğitimcilerin bu ve benzeri eğitim programlarını tanıyarak öğretim materyalleri üretmesine yardımcı olacak hizmet içi çalışmalarının sayısını artırması gerekiyor zira sahadaki öğretmenlerimizin isteği de gelen tepkilerden anladığımız kadarıyla bu şekilde gözüküyor.

Mevcut hizmet içi eğitimlerin öğretmenlerimizin yenilikçilik içeren üretime dayalı faaliyetlerine katkısı konusunda da iyimser olamayacağım. Artık biz öğretmenlerin bu tür önemli faaliyetleri tatil modundan çıkartıp üretime dayalı önemli çalışmalar olarak görüp gereken gayreti göstermemiz gerektiğine inanıyorum. Bugüne kadar yapılan hizmet içi eğitim faaliyetlerine katılanlar arasından çalışmaları ve üretimleri ile dikkat çekmeye başlayan eğitimcilerimize yönelik geliştirici faaliyetlere katılım ve teşvik edici özel programlar düzenlenmelidir. Böylece eğitim ve teknoloji alanında eğitimcilere ufuk açacak çalışmaların yine eğitimciler vasıtasıyla gerçekleştirildiği gerçeği kamuoyuna gösterilmiş olacaktır.

Eğitimde teknoloji kullanılmasına yönelik materyallere ilgi duyan, kendini geliştirmek ve dijital öğretim materyali üretmek isteyen eğitimcilerimiz için gerek mahalli ve gerekse merkezi anlamda teoriye yönelik değil tamamen üretmeye yönelik özellikle atölye türünde belirli periyotlarla aşamalı olarak devam eden programlar gerçekleştirilmelidir. Eğer dediğimiz şekilde faaliyetler gerçekleşmez ise üreten bir kaç gönüllü arkadaşımızın da sahneyi terk etmesinden sonra önümüzdeki yıllarda özellikle dijital materyaller konusunda bir hayli sıkıntı yaşanacağı aşikardır.

Eğitim ve Teknoloji genelinde öğretmenlerimizin dijital yeterliliklerini desteklemek ve öğretim materyalleri üretmelerine katkı sağlamak amacıyla bilhassa mahalli çalışmaların il ve ilçe milli eğitim yöneticilerimizin iradeleri doğrultusunda gerçekleştirilecek olması son derece önemlidir. Öte yandan bakanlığımızın da hizmet içi faaliyetleri atölye ağırlıklı olarak devam ettirmesi ve üreten üretilmesine yön veren eğitimcilerin çoğalmasına destek vermeye devam etmelidir.

 

Bunca öneriden sonra ilk adımı da biz atalım ve öğretmenlerimizin eğitim materyali hazırlarken kullanabilecekleri araçları tanıtmaya çalışacağımız bu köşemizde dergimizin ilk sayısına özel akademik başarıyı %100 artıran bir yöntem-teknikle yazımızı noktalayalım istedik.

 

Evet bu sayımızda Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından Eğitimde Teknoloji Zirvesi 2017’ye konu hakkında sunum yapılması için davet edilen Teknoloji Destekli Esnek Sınıflar Uygulamamız bir başka ifadeyle Türkiye’ye özel Flipped Learning çalışmamızı sizlere tanıtmaya çalışacağım.

 

Son çeyreğin en önemli öğretim yöntemlerinden biri olan Flip Learning ( ya da bilinen adıyla ters yüz edilmiş ) eğitim modeli uygulanandığında oldukça verimli sonuçlar alınan bir yöntem. Bu yöntemin din öğretiminde kullanımına dair -bugüne kadar yaptığım araştırmalarda- bir örnek bulamadım. Dolayısıyla bu yöntemi  alanımda bir ilk olması ve gerçekten faydalı oluyor mu öğrenebilmek adına  2016-2017 eğitim öğretim yılında 8.sınıflarda uygulamaya karar verdim.

 

EBA’da çevrilmiş sınıf olarak nitelendirilen bu yöntemi ben Teknoloji Destekli Esnek Sınıflar (TEDES) ismiyle, biraz da içeriğinde ve uygulanışında değişiklik yapmak suretiyle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi 8.sınıflarda uygulamaya döktüm.

 

Klasik sistem bilindiği üzere öğretmenin aktif olduğu öğrencinin ise pasif kaldığı bir sistem. TEDES (Flip Classroom)’de ise öğretmen geri plana geçiyor bir bakıma moderatör rolü üstleniyor ve aktif rol alan öğrencileri doğru bilgi ve bu bilgiyi doğru ifade edebilme noktasında yönlendiriyor.

 

::: TEDES (Flipped Classroom)’i Nasıl Uygulandı? :::

 

Bu soruya maddeler halinde cevap vermeye çalışayım:

 

1- Öncelikle elektronik posta ve sosyal medyayı aktif olarak kullanan öğrenci kitlesini tespit etmeye çalıştım. Tespitlerim sonucunda 235 8.sınıf öğrencimin 100 tanesinin aktif olarak sosyal medyayı ve elektronik posta adresini kullandığını gördüm.

 

2- Tespit edilen 100 öğrencimizin velilerine okul idaremizin desteği ve yönlendirmesi ile gerek telefon ile ve gerekse yüzyüze görüşerek TEDES (Flipped Classroom) uygulaması ile ilgili bilgiler vererek artılarını eksilerini göstermeye çalıştım bu anlamda velilerin büyük desteğine ihtiyacımız olduğunu kontrol ve yönlendirme anlamında bu desteğin önemini anlattım.

 

3- Kazanımlarımıza yönelik dersimizle ve konularımızla ilgili videoları paylaşacağımız bir video kanalını Youtube üzerinden açtım ve öğrencilerimden bu kanala abone olmalarını istedim. Bu arada şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim. Bu uygulama nihayete erdiğinde kanal abone sayısının normal beklenti olan 235 öğrencinin çok üstünde 1800 aboneye ulaşması da sistemin ne kadar önemli olduğunu  göstermiş oldu.

 

4- Ders videolarını youbue kanalı üzerinden yayınlamadan önce sınıfları 7 kişiden oluşan 5 gruba ayırdım. Her gruba ( her hafta değişmek kaydıyla) bir sözcü tayin ettim. Grup sözcülerinden ders videoları ile ilgili elektronik uyarı geldiğinde tüm grup üyelerinin izleyerek bir özet çıkarmasını ve bu özeti grup sözcüsü olarak üyelerle birlikte ortak bir metne çevirmesini istedim. Bu arada tüm grupların üyeleri ile birlikte izlenen ders videoları ile ilgili anlaşılmayan noktalar olursa bunları not alarak ister elektronik posta ile isterlerse sınıfta bana iletmelerini istedim. Ayrıca grupların her birinin bu videolardan aldıkları bilgiler ve kazanımlar doğrultusunda örnek bir soru hazırlamalarını istedim. Ancak soru hazırlamayı zorunlu tutmadım.

 

5- Hazırlamış olduğum çizelgelere videoların öğrenciler tarafından izlendiğini ya da izlenmediğini  gelen mail ve yorumlara göre işledim. Çok nadiren de olsa hazırladığım videoların baş orta ve son bölümlerine o kazanımla ilgili önemli sayılabilecek ve şifre mahiyetinde görülebilecek bilgiler işledim. Bu şifreleri mail aracılığıyla bana elektronik posta yoluyla ileten öğrencilerime artı bir değerlendirmede bulundum. Böylece kazanım videolarının amaca hizmet edip etmediklerini istatistik anlamında tutma şansım oldu.

 

6-  Ders saatinde her grup sözcüsüne 4/5 dakika bir süre vererek izlemiş oldukları video ile ilgili hazırladıkları özet sunuyu sınıfta paylaşmalarını sağladım. Grup tarafından hazırlanan ortak soruyu sınıfta grup sözcüsünün dilediği gruba sormasını istedim. Böylece diğer gruplar da bu videoların izlenilerek derse hazır olmalarını öğrenci gözüyle sağlamaya çalıştım. Grubun sorduğu soruyu doğru cevaplayan diğer grubun tüm üyelerine artı bir performans değerlendirme notu verdim.

 

7- Gruplar sunumlarını tamamladıktan sonra (ki bu 15-20 dakika bir zaman alıyordu) yine evde hazırlamış olduğum interaktif etkinlikleri (bu etkinlikler 3-ila 10 arasında farklı türden  ve 20 sorudan oluşan) etkileşimli tahta üzerinden tüm gruplarla birlikte gerçekleştirdim. Böylece kazanımların düzeyini yüzeysel olarak tespit etmeye çalıştım.

 

8- Ders süresi dışında bir zaman kalırsa son bir kaç dakika içinde önümüzdeki hafta işlenecek olan konu ve kazanıma dair videonun kısa bir tanıtımını izleterek gelecek haftanın hazırlık sürecini başlattım. Yine bu arada önümüzdeki haftanın grup sözcülerinin tayin edilmesini sağlayarak dersi noktaladım.

 

8 madde de özetlemeye çalıştığım bu metod, TEDES’in sistematik işleyiş süreci idi. Kimi zaman (ders süresinin yetmemesinden ötürü) bu süreci tam anlamıyla uygulayamadık kimi zaman tam anlamıyla uygulayarak etkili ve keyifli bir 80 dakika (40+40)geçirmeye çalıştık.

 

Sizler bu yöntemi kendi dersinizde de özellikle de etkileşimli tahta imkanınız varsa interaktif etkinliklerle birlikte rahatlıkla uygulayabilir, öğrencilerinizle birlikte keyifli bir ders işleyebilirsiniz.

::: TEDES uygulamasının akademik başarı istatistikleri :::

Bu uygulama 2016-2017 eğitim öğretim yılında Bursa ili Yıldırım ilçesinde bulunan 235 öğrenci kapasiteli 8.sınıf öğrencilerinin aktif olarak katılan 100 tanesi üzerinde uygulandı ve o dönem yapılan TEOG yerleştirme sınavı DKAB dersi başarı ortalaması %96 olarak çıktı.

::: TEDES’in Flipped Classroom ile Maaliyet Karşılaştırması :::

Öncelikle ortalama bir hesaplama ile Flipped Classroom modelinin uygulanması için gerekli maaliyeti çıkaralım:

Bilgisayar: 3500 TL

After Effect Pro: 2500 TL

Kamera: 3000 TL

Mikrofon: 200 TL

Tripod: 200 TL

Green Screen Perde: 100 TL

 

TOPLAM: 9500 TL

TEDES modelinin uygulanması için gerekli maaliyet:

 

Bilgisayar: 3500 TL

Powerpoint: 750 TL

Mikrofon: 250 TLTOPLAM: 4500 TL

Görüldüğü üzere her iki uygulama arasında bir öğretmen olarak maaliyet hesaplamasında 5000 TL gibi ciddi bir farkın olduğunu söylemek mümkün.

 

 

 

::: TEDES aynı zamanda zamandan da tasarruf sağlıyor :::

 

Flipped Classroom’da 5 dakikalık bir ders videosunun hazırlanması ve çıktısının alınması 3 ila 5 saat arasında sürerken,  TEDES uygulamasında hazırlanan bir videonun çıktısının alınması arasında 3 ila 10 dakika arasında bir zaman alıyor. Böylece bir öğretmen ders videolarını hazırlarken zamandan da tasarruf ederek daha fazla kazanım videosu hazırlayabilmektedir.

 

::: TEDES uygulamasında hangi programlar kullanılıyor? :::

 

POWERPOİNT:

Videoların hazırlanması için bir öğretmenin en fazla kullandığı sunum programı olan Microsoft Office PowerPoint yeterlidir. Hazırlanan sunum Powerpoint 2010 ve sonrası sürümlerde dışarıya video olarak aktarıldığı için ek bir montaj programına gerek duyulmamaktadır.

 

I SPRING SUITE & ARTICULATE STUDIO:

İnteraktif etkinliklerin hazırlanması için de LMS tabanlı bu programlar kullanılmaktadır. Kullanımı son derece basit olan bu  programların PowerPoint’e entegre olması ve çıktı olarak tüm dijital cihazlarda uyumlu olan HTML5 uzantılı çıktı da alınıyor olması kullanıcıların her ortamda rahatlıkla kullanmasını sağlamaktadır.

::: SONUÇ :::

Flipped Classrom modelinin farklılaştırılmış hali olan ve TEDES adını verdiğimiz “Teknoloji Destekli Esnek Sınıflar” uygulaması sınıflarda etkili bir şekilde uygulandığı takdirde;

Akademik başarı artacak

Kazanımlar daha etkili olacak

Dersler keyifli ve eğlenceli hale gelecek

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir