Son Dakika

Eğitim; insanın kendisini inşaa etmesidir 

Dünya Felsefe Günü etkinliğinde lise öğrencileri ile buluşan Prof. Dr. Abamüslim Akdemir, “Kavramı anlamlı kılmak ve içini doldurmak o kadar kolay değil. Üstelik doldurduğunuz kavramın bir de nesnel dünyada pratik olarak sizin hayatınıza dokunması gerekir ki davranış değişikliği yapsın. Sadece davranış değişikliği de yetmez. Eğitimin ana amaçlarından biri de insanın kendisi inşaa etmesidir.” dedi.

 

Canan GÜLEÇ

 

Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abamüslim Akdemir, Dünya Felsefe Günü etkinliğinde lise öğrencileri ile bir araya geldi. Cumhuriyet Lisesi Felsefe Öğretmeni Birsen Yılmazçetin, Felsefe Günü nedeniyle düzenlediği etkinlikte, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abamüslim Akdemir ile Saz Söz Bursa Topluluğundan Zeynep Kır ve Büyükşehir Belediye Konservatuvarı Kanun Sanatçısı Oğuz İrmak’ı konuk etti. Prof. Dr. Akdemir’in sunumu ardından Kır ve İrmak, öğrencilere Türk müziğinden eserler seslendirdi.

“FELSEFEDE HER ŞEY MÜBAH DEĞİLDİR”

Öğrencilere, toplumun felsefeye bakış açısını anlatmakla sözlerine başlayan Prof. Dr. Akdemir, “Felsefe, insanların anlayamayacağı şeyler söylemek değildir. Toplumda önyargı var, eleştirmek istedikleri kişi için filozof gibi diyorlar. Bu çok doğru bir yargı değil. İnsanın anlamadığı bir şey felsefe olamaz. Felsefe anlaşılır şeyler söylenmesidir.” dedi.

Akdemir, şöyle devam etti: “Yine felsefeye karşı toplumun bakış açısından doğan, felsefeciyse her şey onun için mubahtır ya da meşrudur gibi olumsuzluklar da olabilir. Bunlar da doğru değil. Aslında bir şeyin ne olduğunu anlamak zor bir iş çünkü ne ya da kim diye bir soru sorduğumuzda tanımı açık seçik anlaşılır yapmamız gerekir. Eğer eğitim açısından düşünüyorsanız, zaten bizi makineden de ayıran fark budur. Öğrendiğimiz şeyler bizde bir davranış değişikliği meydana getirmiyorsa onun bir anlamı yoktur. Makinaya flash diskle bir sürü bilgi yüklersiniz ama bir davranış değişikliği olmaz. Demek ki özellikle öğrendiğimiz her şey bizde nedir açık seçik olması ya da bilinmesi yetmiyor. O bildiğimiz kavram ya da kelimenin bizde davranış değişikliği meydana getirmesi gerekir.”

KAVRAMLARI ANLAMLI KILMAK KOLAY DEĞİL

Ezbere dayalı eğitim sistemine dair eleştirilerini de dile getiren Akdemir, şunları söyledi: “Ezbere dayalı bir eğitim sistemi üzerinden bir şey elde edemezsiniz yani sadece tanım sorulur. O ezberlenir, şu kitapta varsa bir de oraya bakayım, diğerini oradan çıkarım derseniz bu ayrı bir şeydir. Çünkü kavramların nitelikleri birbirinden farklıdır. Yani soyut kavramlar var, somut kavramlar var. Basit kavramlar var. Bileşik kavramlar var. Örneğin somut kavram olarak masayı hemen tanımlayabilirsiniz. Bu kadar kolay bir iş. Masa nedir desem 4 kenarı olan bir cisimdir dersiniz ve burada görürsünüz fakat tam tersi diyelim, özgürlük nedir desem bu kadar rahat tanımlayamazsınız. Nedir özgürlük desem bir şey yok. Kavramı anlamlı kılmak ve içini doldurmak o kadar kolay değil. Üstelik doldurduğunuz kavramın bir de nesnel dünyada pratik olarak sizin hayatınıza dokunması gerekir ki davranış değişikliği yapsın. Sadece davranış değişikliği de yetmez. Eğitimin ana amaçlarından biri de insanın kendisi inşaa etmesidir.”

DÜŞÜNEBİLMEYİ ÖĞRENMEK ÖNEMLİDİR

“Düşünme üzerine ya da düşünce üzerine konuşmak düşünmeyi düşünmektir.” diyen Akdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Kant’ın çok önemli bir sözü var diyor ki “siz insanlara düşünceleri öğretebilirsiniz ama düşünmeyi öğretmek, asıl mesele orasıdır. Düşünmeyi öğrettiğiniz zaman bir şey öğretmiş olursunuz. Düşünce taklittir. Yani birisi gelir size bir sürü şeyler anlatır siz de onları tekrar edebilirsiniz. Düşünebilme yetisi çok kolay bir iştir. Yani herkes düşünebilir. İnsan zaten düşünebilen varlıktır. Felsefe dersinde hocanız size söylemiştir. Aristo’nun meşhur bir sözü vardır; insan konuşan hayvandır. Nedir orada hayvan? Hay demek canlı demektir, yani insan konuşan canlıdır. Zaten konuşmak düşünmek, akletmektir. Düşünmeyi akletmeyi dışarıda tutarsanız insanın diğer hayvanlardan farkı kalmaz. Diğer canlılardan farkı kalmaz. Bizi diğer canlılardan farklı kılan şey nedir? Akletmemiz, düşünmemiz ve anlamamızdır. Yani siz hayatınızı neye göre düzenliyorsunuz? İşte felsefe burada ne katacak hayatınıza? Felsefe bir bilgi biçimidir. Tıpkı bilim gibi, tıpkı din gibi, tıpkı sanat gibi. Bu bilginin bizim hayatımızdaki karşılığını neyle ortaya koyuyor? Akıl belirleyicidir, sorularla ortaya koyuyor.”

SORU SORMAK NE KADAR ÖNEMLİDİR?

“Aslında insan için en önemli şeylerden birisi soru sormaktır.” diyen Akdemir, öğrencilere sormak ve sorgulamak üzerine şu bilgileri aktardı: “Soru sormuyorsanız nesnesiniz demektir. Düşünün ki bir eğitim sistemi her şeyi size anlatıyor, yüklüyor ama size hiç hocalarınıza soru sorma hakkı vermiyor. Soru sormadığınız zaman sizin için anlatılanın bir değeri olur mu? Ama maalesef dikkat ederseniz toplum olarak da böyleyiz. Hep cevapların peşinde koşuyoruz. İşte diyelim ki ben burada geldim konuştum veya bir yerde birisi konuşuyor veya siyasi biri konuşuyor. Hep bekliyoruz, bize bir reçete versin, oysaki insanın kendi reçetesini kendisi oluşturması gerekir. Yani birilerinin kurguladığı bir dünyada birilerinin hayal dünyasını paketlediği dünyadaki bunların çoğu inanın gerçekliği olmayan tamamen kurgusal ya da hayali ya da gerçekle bağdaştırılamayan bilgi birikimleridir. Ve siz bu hayal üzerine yalan üzerine bir dünya kurarsınız ve yaşarsınız. Bu kötü bir şey. Şimdi sizin yaştakiler için benim söylediklerimin bir anlamı olamayabilir. Bulunduğunuz çağın taşıdıkları özellikleri düşünecek olursak geçmişte insanlar birbirini anlama ve algılama biçimleri ya da değişme biçimleri o bahsettiğim değişim var ya geniş tarihsel zamana dönüşür. Oysa bugün böyle bir şey yok. Yani bugün için düşünecek olursak zannediyorum son yapılan araştırmalarda kuşaklararası fark 10 yıla indi. Yani sizden 10 yaş küçük birini sizin anlama şansınız yok. Düşünün benim gibi 50 yaşını geçmiş birisinin sizi anlama şansı ne olabilir ki, öyle değil mi? Aramızda kaç kuşak farkı var. Kuşak farklı zihniyetle ilgili bir şeydir. Yani ben kendi bulunduğum değerler üzerinden sizi anlamaya çalışırsam çok da anlamlı olmaz bu. Yani benim söylediklerimi siz internetten ya da sosyal medyadan kullandığınız araç ve gereçlerden birçoğunun karşılığı olmadığını anlayabilirsiniz.”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.