Son Dakika

BTÜ yeni normal ve sonrasına hazır

 Koronavirüsle mücadele sürecinin başlamasıyla birlikte eğitim öğretimde yeni bir yol haritası çizmek için üniversitelerde de çalışmalar başladı. Bursa Teknik Üniversitesinin hem akademik eğitimin kesintiye uğramaması için yaptığı eğitim planlamalarını hem de öğrencilerinin imza attığı başarılı projeleri BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir ile konuştuk.

 

Canan GÜLEÇ

 

Korona ile mücadele döneminde eğitim süreci online uygulanmaya başlandı. Siz o dönemi nasıl yönettiniz?

Bursa Teknik Üniversitesi, Covid-19 salgını öncesinde de çeşitli derslerini Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (UZEM) koordinasyonu ile öğrencilerine internet ortamında sunmaktaydı.  Covid-19 salgını sonrasında ise Cumhurbaşkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK Başkanlığı tarafından alınan tedbirler kapsamında Bursa Teknik Üniversitesi kendi bilgi işlem altyapısı ile kurduğu uzaktan eğitim sistemi ile örgün eğitimdeki yüksek kalite standardını internet ortamına taşıyarak 2019-2020 bahar yarıyılını uzaktan eğitim ile tamamlamıştır. Bu noktada UZEM Müdürümüz Dr. Göksel Öztürk, Bilgi İşlem Daire Başkanımız Dr. Seçkin Yılmaz, idari ve akademik mesai arkadaşlarıma süreçteki aktif rolleri ve sahiplenmeleri için çok teşekkür ederim. Bu süreçte 5.700 canlı ders (senkron) oturumuna 82.500’ün üzerinde katılım sağlanmış; klasik, test, sözlü ve proje-ödev ana kategorilerinde 2.500’ün üzerinde sınav uygulanmıştır.

Bursa Teknik Üniversitesi ihtiyacı olan öğrencilerini tespit ederek bilgisayarlar göndermiş, üç ayrı GSM operatörü ile görüşerek 700’e yakın öğrencisine 8’er GB internet erişim paketi sağlamış ve uzaktan eğitimde kalitesinin yanı sıra fırsat eşitliği konusunda da örnek üniversite olmaya devam etmiştir. Öğrencilerimizle gerçekleştirdiğimiz ankette; öğrencilerimizin %75’nin sorun yaşamadan uzaktan eğitim sürecini tamamladıkları; akademisyenlerin ders anlatım performansı ve objektifliğinden memnun oldukları tespit edilmiştir.

 

Yaşanan süreçten ve uygulama deneyiminden yola çıkarak, BTÜ’nün gelecek yıllarda izleyeceği eğitim politikaları-uygulamaları açısından dikkate alacağı yenilikler nelerdir?

Bursa Teknik Üniversitesi, yetkin akademisyenleri, gelişmiş laboratuvarları ve güçlü bilişim altyapısı ile gerek örgün gerekse uzaktan olsun, üst seviyede yükseköğretim hizmeti verebilecek kapasitededir. BTÜ Pandemi şartlarının devamı halinde mevcut bilişim altyapısı sayesinde 2020-2021 akademik yılında da uzaktan eğitimi etkin bir şekilde devam ettirecektir. Yeniden örgün eğitime geçildiğinde ise bölüm kontenjanları ve sınıf mevcutlarının az olması fiziki mekânlarda sosyal mesafe sağlayabilme konusunda öğrencilerimize avantaj sağlayacaktır.

 

SİSTEM BİLİNÇLİ VE İDEALİST ÖĞRENCİLERLE MOTİVASYONU DÜŞÜK GENÇLERİ KAÇINILMAZ OLARAK AYIRACAKTIR

 

Aslında üniversite sıralarına gelmiş bir genç, hür iradesi ile doğru tercihleri yapabilen, gerekli sorumluluğu alabilen ve her şeyden önce bizzat kendisine çok iyi yatırım yapma mücadelesini veren, ergenlikten yetişkin birey olma aşamasında olan bir insandır, ülkenin umudu ve geleceğidir. Dolayısıyla, sevdiği bölüme kayıt yaptırmış bir genç, yüksek puan almak, yoklamadan kalmamak, sınavı geçmek için soru çalışan, konuları parça bölük öğrenen değil, tam aksine meslek hayatında kendisinin kalitesini ve iş hayatındaki ağırlığını belirleyecek bilgileri olabildiğince öğrenen, kabiliyetlerini geliştiren ve pratiğine önem veren bilinçli bir genç yetişkindir. Bu açıdan bakıldığında uzaktan ve dijital imkânlarla yapılmak zorunda olan yaşadığımız kriz süreci bir açıdan gerçekten bilinçli ve idealist öğrenciler ile sistemde varlığını tam gerekçelendiremeyen, hedefini netleştirememiş ve motivasyonu düşük gençleri kaçınılmaz olarak ayıracaktır. Zira bilgisayar karşısında bazen de farklı gerekçelerle ekranı açmayan öğrencilerin ne kadar derse katıldığını kontrol etmek nispeten zor olmaktadır. Kısacası ders öncesi paylaşılan kaynakları çalışmak, derse katılmak, ciddi dinlemek, interaktif olmak ve ders sonrası ödevleri yapmak konusunda öğrenciler tamamen özgür olacaktır.

Böyle bir durumda öğrenci arkadaşları hareketlendirecek tek parametre ödevler ve sınavlar olmaktadır. Ödevler ve sınavlar konusunda da öğrenci gençlerimiz sonuna kadar dijital imkânları kullanıp yardımlaşma yapıyorlarsa bu durumda kimseyi değil, sadece kendilerini kandırmış olacaklardır, zira kendilerine olacak yatırımı sabote ediyorlar demektir. Bilinçli bir öğrenci üniversitede verilenler üzerine ulaşabildiği farklı kaynaklardan bilgi ve yetkinliğini artıran gençtir. Hepimiz biliyoruz ki, sürekli büyük bir hızda yeni bilgilerin üretildiği çağımızda, bilgi statik değildir ve üniversitede verilmeye çalışılan bilgiler temel, altyapı bilgileridir, üzerine sürekli bilgi ve yetenek eklemek şarttır.

YIL SONU SINAVLARI YÜZYÜZE PLANLANIYOR

Bütün süreci çok geniş değerlendirdikten sonra bildiğiniz gibi güz dönemi eğitim konusunda 2 Eylül 2020’de Senato Kararımızı aldık ve web sayfamızda yayınladık. Uzaktan olacak eğitim, ödev ve ara sınavlardan sonra, umuyoruz şartlar iyileşir, yılsonu sınavlarını kontrollü şekilde yüz-yüze sınıflarda yapmaya karar verdik. Akademik takvim değişikliği ile finaller den sonra ikinci dönemi hemen başlatacağız ve kesintisiz olarak başlamayı düşünüyoruz.

 

Kovid krizi bittiğinde kesinlikle müfredatta mevcut olan tamamen uzaktan ve dijital imkânlarla yapılacak ders sayıları ve türleri artacaktır. Daha fazla teknoloji imkânları kullanılarak, sanal gerçeklik, artırılmış sanal gerçeklik ve karma gerçeklik metotları çok daha fazla Bursa Teknik Üniversitesinde kullanılacaktır. Mevcut kriz öncesi zaten planlanmış olan bu konuların, şimdi artık daha hızlı hayata geçirilmesine çalışmaktayız.

 

 

Eğitime devam edecek öğrencilerin koronavirüs nedeniyle yüz yüze alamadığı ders ve uygulamalara dair telafi planınız var mıdır?

Uygulamalı eğitim ve meslek pratiklerine Bursa Teknik Üniversitesi biliyorsunuz çok önem veriyor. Bu nedenle uzun dönem sektörel staj programımız (SEP) kesintisiz devam edecektir. Laboratuvar ve saha uygulama dersleri akademisyen hocalarımız ve asistanlarımızla hassas ve detaylı video kaydına alınıp, gençlerimizle paylaşılacaktır. Ancak şartlar normale döndüğü zaman kesinlikle telafi eğitimleri yapma planımız vardır. Bu konuda ilgili birimlerimiz detaylı çalışmalar yapacaklardır.

 

Kovid19 sadece sağlık sorunu değil, mümkün olabilen her alanda teknolojinin kullanımını zorunlu hale getiren bir süreç oldu. Bu dönemden sonra yeni meslek alanları oluşacak mı sizce? Doğan yeni ihtiyaca göre üniversitenizde yeni alanlar açar mısınız?

Mevcut kriz, aslında kontrolsüz artan insan nüfusu ve açgözlülüğe bağlı olarak kaynakları aşırı ve hoyratça tüketilen dünyanın ve doğanın bir savunma mekanizması gibi. Tarihte benzer sayısız krizleri değerlendiren düşünürler şunu söylemektedirler; “İnsan, kendi sorununun kaynağıdır”. Burada aslında insan ve toplum kendini sorgulamalı ve ayarlarını yeniden düzeltmelidir. Aksi taktirde oluşan yeni meslekler, bulunan yeni kaynaklar ve keşfedilen yeni dünya benzeri gezegenler sadece krizi kısa süreli kontrol ve acı akıbetleri birazcık ötelemenin dışında bir fayda sağlamayacaktır.

 

Bununla birlikte hepimizin gözlemlediği belki ilk ciddi değişim insanların internet üzerinden alışverişe aşırı rağbet etmesidir diyebiliriz. Tatil alışkanlıkları kalabalık olmayan yerlere, tenha bölgeler, yayla ve doğa gezilerine evrilmeye başlamış görülüyor. Site ve apartman hayatından toprağa yakın, birazcık bahçesi, toprağı, ağacı olan küçükte olsa müstakil evlere daha fazla insanlar kıymet vermeye sanırım başladılar. Tarlalarda, fabrikalarda ve hatta savaş teknolojilerinde bizzat insan yerine, insan ikizi robotların görev alması daha da hızlanacak görülüyor. Etrafta çalışan ve gezen insanlar yerine, robotlar, akıllı taşıma teknolojileri, droneları sanırım daha çok göreceğiz. Esnek çalışma düzenleri ve evden çalışma daha çok teşvik edilecektir. Kara kıtayı işgal ve yağma yapan beyaz insanın, siyah derili zavallı insanları ve toplumları yüzyıllarca nasıl acımasız, insanlık dışı sömürdüklerini hepimiz biliyoruz. Kuvveti elinde tutan insanlar ve toplumlar ne yazık ki bu hegomonik arsızlığı her toplum, ırk, canlı, doğa ve hatta uzaya yapmaktadırlar. Şimdi bu sömürü daha da evrilmiştir ve robotlar sahaya daha çok gelecek gibi futuristik yorumlar yapılmakta, filmler çekilmektedir.

 

Yukarıda kısaca bahsedilenlerle ilgili olarak özellikle yazılım, robotlar, akıllı sistemler konuları başta olmak üzere gerekli alanlarda BTÜ hızla pozisyon alacak ve gereğini yapacaktır. Bildiğiniz gibi BTÜ zaten, YÖK tarafından “robotlar ve akıllı sistemlerde” öncelikli gelişecek üniversite olarak misyon verilen bir üniversitedir. Üniversiteler, misyon itibari ile toplumu iyi yönde dönüştüren, değişime adapte eden, daha iyi yarınlara hazırlayan kurumlar olmak durumundadır. Bu açıdan bakıldığında elbette Bursa Teknik Üniversitesi Bursa ve ülkemizin değişime iyi yönde adaptasyonu, daha da ilerisi değişimi ve dünyayı yönetimi konusunda gerekli planlama, operasyon ve aksiyonları yapacaktır.

VİRÜSLE MÜCADELEDE BTÜ’DEN ETKİN ÜRETİM HAMLESİ

Kovid19’la mücadele sürecinde BTÜ olarak ar-ge ve üretim alanında da çalışmalarınız dikkat çekti. O günlerde neler üzerinde çalıştığınızı anlatır mısınız?

Salgın süreci başladığında tüm yöneticilerimizle ve peşinden de spesifik bölümlerimizle toplantılarımız oldu. Bu kriz sürecinde somut neler yapabiliriz, neler üretebiliriz konusunu sorguladık. Maske, siperlik, koruyucu tulum, solunum cihazı, dezenfektan, ozon jeneratörü, UV aydınlatmalı tünel, mesafe hatırlatıcı (covid park sensörü), otomatik sıcaklık ölçer (yüz ve/veya plaka kaydedici)  ve benzer çok sayıda fikir, proje çalışmaları yapıldı. Solunum cihazı teknik detaylar ve belgelendirmeler açısından biraz zor iken, bazı konular ise basit olduğu için aslında devamı getirilmedi. En hızlı somut çıktı, yıkanabilir dokuma tabanlı solunum maskesi üretimi oldu. Polimer Malzeme Mühendisliği Bölüm Başkanımız ve aynı zamanda Merkez Laboratuvar Müdürümüz Prof. Dr. Kenan Yıldırım hocamızın danışmanlığında Dominant Tekstil ile maske üretilmiştir. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) laboratuvarlarında geliştirilen dokuma esaslı, yıkanabilir ve tekrar kullanılabilir bez maske kumaşı tüm testlerden başarı ile geçerek yaygın olarak bilinen N95 standardında bir koruma sağlamıştır. BTÜ’de gerçekleştirilen inovasyon dünya genelinde bez maske kavramının ortaya çıkışına da katkıda bulunurken bu yeni tip ürüne yönelik hem Avrupa hem de ülkemizde yeni standardizasyonlar geliştirilmiştir. Süreci, Bursa Teknik Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi A.Ş. (Bursatto), üniversite-sanayi işbirliği kapsamında profesyonel olarak üretmiştir. Ayrıca ozon ve UV kombinasyonlu koruma tünel ve kabin çalışmaları da patent aşamasındadır.

 

Ayrıca Bursa Teknik Üniversitesinden Doç. Dr. Murat Ertaş, Dr. Belkıs Yaşa ve Arş. Gör. Naile Angın’dan oluşan bir ekip, TÜBİTAK Mükemmeliyet Merkezi Destekleme Programı (1004 Programı) kapsamında kabul edilen “Pandemik Corona Virüse (COVİD-19) Karşı Dışa Bağımlılığı Azaltacak İlaç ve Hammaddelerin Yeni Sentez Yöntemleriyle ve Formülasyonlarla Geliştirilmesi” başlıklı projede görev almıştır. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinin yürütücülüğünde “Korona Virüse Yönelik Aşı ve İlaç Geliştirilmesi” stratejik hedefine yönelik hazırlanan projede çok değerli paydaş üniversiteler yanında, Bursa Teknik Üniversitesi ekibi, projenin “Kimyasal Karakterizasyon ve Saflaştırma’’ iş paketinde çalışmalar yürütecektir.

Bunun yanı sıra uzman akademisyenlerimiz sosyolojik, psikolojik ve ticari olarak krizle mücadele konularında yazı dizileri, webinarlar ve tv konuşmaları hazırlamışlardır.

 

TÜBİTAK 2244- Sanayi Doktora Programı Desteğinde 23 proje ile Türkiye birincisi oldunuz. Bu projelerden bahseder misiniz?

TÜBİTAK 2244-Sanayi Doktora Programı, ülkemizin “Yerli ve Milli Teknoloji Hamlesi” üst hedefinin, kritik ve çok önemli ayaklarından birisini oluşturmaktadır. TÜBİTAK’ın 2018 yılından itibaren destek programları kapsamına aldığı destek programı üniversite-sanayi işbirliğini arttırarak firmalarda çalışacak doktora öğrencilerine burs, sanayiye ise istihdam desteği sağlıyor. Program özel sektörde daha fazla sayıda doktoralı araştırmacı çalıştırılması yoluyla Ar-Ge çalışmalarının geliştirilmesini amaçlıyor. Bursa Teknik Üniversitesi olarak program başvuru sürecinde 75 firma ile 100’ün üzerinde görüşme gerçekleştirdik, 42 proje başvurusu yaptık, bunlardan 23 tanesi kabul edildi ve Türkiye birincisi olduk. Üç ayrı ildeki 23 firma ve kuruluş ile işbirliği içinde 10 ayrı bölümümüz altında toplam 28 milyon TL bütçe ile ilerleyen zamanlarda 100’e yakın doktora öğrencisi yetiştireceğiz. Bütçesinin %18.43’ünü Ar-Ge çalışmalarına aktararak bu alanda devlet üniversiteleri arasında Türkiye ikincisi olan Bursa Teknik Üniversitesi çalışmalarının karşılığını almaya devam ediyor. Bünyemizdeki Bursa Teknoloji Transfer Ofisi A.Ş. (Bursatto) ve Üniversite-Sanayi İşbirliği Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi vasıtasıyla sanayi ile hâlihazırda çok sayıda proje yürüten BTÜ, başvurusu kabul edilen 23 Sanayi Doktora projesi ile Türkiye birincisi olarak sanayi ve Ar-Ge konusundaki çalışmalarını taçlandırmış oldu. Henüz 10. Yaşını kutlayan genç bir üniversite için bu başarı gerçekten gurur verici. Bursa Teknik Üniversitesi, bölge ve ülkemizin en seçkin bilim merkezlerinden birisi olacaktır.

 

Okulun kurumsal dereceleri dışında öğrencilerin başarıları da ön plana çıkıyor. Son zamanlarda yarışmalarla derece elde eden gençlerimizin çalışmalarını anlatır mısınız?

Bursa Teknoloji Transfer Ofisimiz (Bursatto) tarafından öğrencilerimize birinci sınıftan itibaren proje yazma-hazırlama ve girişimcilik alanlarında eğitimler verilmektedir. Girişimcilik eğitimlerini tamamlayan öğrencilerimiz arasından Bursatto bünyesinde kendi firmalarını kurarak henüz mezun olmadan iş hayatına girenler var. Bununla birlikte öğrencilerimiz geliştirdikleri projelerle her yıl TÜBİTAK destekleri almaktadır. Lisans öğrencilerimizden Osman Kürşat Alpaydın ve İzzet Başlı örneğin, epilepsi hastalığına yapay zekâ ile tanı konulması alanında firma kurdular, sayısız ödüller aldılar. Ayrıca çok sayıda öğrencimiz üst sınıflara geldiklerinde akademisyenlerimizin bilimsel projelerinde yardımcı araştırmacı olarak da çalışabilmektedir.

 

Bursa Teknik Üniversitesi, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde düzenlenen TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde elde ettiği başarılarla da adından çokça söz ettirmeyi başarmıştır. BTÜ aynı zamanda TEKNOFEST’in akademik paydaşıdır. TEKNOFEST’i desteklemek ve katılmak, Sayın Cumhurbaşkanımızın özel önem verdiği ‘Milli ve Yerli Teknoloji Hamlesi’ni desteklemek, geleceği inşa edecek gençlerimizi desteklemek demektir. Öğrenci takımlarımız TEKNOFEST teknoloji yarışmaları “Döner Kanatlı İHA” kategorisinde 2018 yılında Türkiye Birinciliği, 2019 yılında beşincilik elde etmiştir. Öğrencilerimiz bu yıl Gaziantep’te yapılacak TEKNOFEST 2020 yarışmalarına 52 ayrı takım bünyesinde toplam 245 öğrenci ile 16 ana kategoride başvuruda bulunmuştur. Finale kabul edilen 21 takımımız ile inanıyorum Bursa’mıza güzel sonuçlarla geleceklerdir.

Öğrencilerimizin ulusal bazda ve devlet tarafından çok önem verilen yarışma platformlarına katılmaları, araçlar tasarlayıp, yazılım yapmaları, ekip çalışmalarını öğrenmeleri, ortamın heyecanını yaşamaları her türlü madalya ve kupanın üzerindedir. Derslerde öğrendiklerini interdisiplin olarak farklı bölüm arkadaşları ile somut bir uçak, drone, roket, elektrikli araç gibi mekanizmalara dönüştürmeleri ve yarışmaları gerçekten mesleki kariyer ve yetkinlikleri için paha biçilmez kazanımlar vermektedir.

 

Sizin, “öğrenci dostu” tanımınızla yola çıktığınız okul-halk kucaklaşması hedefiniz vardı; üniversite öğrencilerinin bulundukları ilçede barınmadan güvenliğe, ulaşımdan tedariğe her konuda sahiplenilmesini amaçlıyordunuz. Bursa’ya şehir dışından gelen öğrencilerimizin bulunduğu semtte rahat etmesi için çalışmalarımız ne noktadadır?

Bursa Teknik Üniversitesi, Bursa ve özellikle Yıldırım İlçesinin kentsel dönüşümü başta olmak üzere kültürel, sosyal, teknolojik ve ekonomik dönüşümü için tetikleyici bir merkez olarak dönüştürücü ve itici bir güce sahiptir. Yıldırımın kentsel dönüşümü, Bursa Teknik Üniversitesi yerleşke dönüşümü ile daha hızlı yönetilebilir diyoruz. Öncelikle kaliteli üniversite eğitimi, bilinçli ve mutlu öğrenci, nitelikli personel ile sağlanabilir. Bu konuda ise öğrencilere sağlıklı ve modern yaşam alanları, sosyal ve sportif ortamlar hazırlanması gerekiyor. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz Bey, Osmangazi ve Gürsu ilçe Başkanlarımız, Sayın Bursa Valimiz Yakup Canbolat Bey ve ekibi konu hakkında gerçekten çok duyarlılar ve destek oluyorlar. Mevcut öğrenci yurtlarına ek olarak Mimar Sinan Yerleşkemiz yanındaki Orhangazi yurt alanında 450 kişilik erkek öğrenci yurt inşaatı Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yatırım planına alınmıştır. Yine yerleşke içinde kuzeydoğu kanadında, metro durağı çıkışında 580 kişilik bir kız öğrenci yurt planı da Gençlik ve Spor Bakanlığımız uzmanları tarafından yerinde incelendi, olumlu karşılandı ve yatırım planına alınmada son aşamaya gelinmiştir. Ayrıca Yıldırım ilçemizde ve kentin doğu yakasında yeni özel yurtların açıldığını biliyoruz.

Bursa Teknik Üniversitesi olarak çok sayıda kamu ve özel kurum paydaşlarımızın katıldığı güzel bir “öğrenci yurtlar çalıştayı” yapılmış ve devamında konu takip edilmiştir. Yıldırım ilçemizdeki çok değerli muhtarlarımızla konu ayrıca yapılan toplantıda değerlendirilmiştir. Sanayicilerimiz, siyasilerimiz, meslek odaları, basın üyeleri ve tüm paydaşlarımızla yapılan görüşmelerde öğrenci yurtları konusuna uygun şekilde değinilmektedir. Bursa Teknik Üniversitesini tercih eden ve Bursa dışından gelen gençlerimiz Bursa’ya emanettir. Tüm gençlerimize, kentimizde ve ilçemizde modern yaşam alanları oluşturmak, nitelikli eğitim vermek ve hayata hazırlamak hepimizin görevidir.

Bursa da öğrenci yurtlarının daha çok kentin batı yakasında olması ve tamamen öğrenci yoğun yerleşim bölgelerinin oluşması kesinlikle sağlıklı değildir. Trafik yükünü hafifletmek için ve gençleri yollardan kurtarmak için Bursa Teknik Üniversitesi etrafına ve kentin doğusuna daha çok öğrenci yurtları yapılmak zorundadır. Güzel çalışmalar yapılmaktadır ancak geleceğimizi inşaa edecek bu çok kıymetli gençlerimize daha yapacak çok görevimiz vardır.

Mimar Sinan Yerleşkesi bildiğiniz gibi özel idareye ait komple bütüncül bir arazidir, ancak şu anda tamamı ne yazık ki henüz üniversiteye verilememiştir. Mevcut tahsis edilen arazi etrafının, özellikle Büyükşehir tarafından otobüs garajı olarak kullanılan sahaların üniversiteye verilmesi, yapılacak kız yurdumuzun yeşil alanı, öğrencilerin spor sahaları ve TEKNOFEST takımlarına atölye ve garaj projeleri için önem arz etmektedir.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.